Şu an kafam allak bullak, bir yandan başım ağrıyor, bir yandan netimin sınırsız olduğuna seviniyorum bir yandan halsizim. Yani 1 olumlu, 2 olumsuzlukla geçen bir gün. İşte bu sebepten dolayı Çarşamba günlerinden nefret etmeye başladım. Matematik hocamızı çok seviyorum, ona lafım yok bu konuda ancak sanırım ben kaldıramıyorum 6 saat sonrası öğlende ders yapmayı.
Hayatımda açıkçası ilk defa bir maça gittim, ilk defa bir Galatasaray maçı demek isterdim ama diyemiyorum işte. Ama gidene kadar resmen midem çalkalandı. İş çıkışına denk geldi. Hele birde acelemiz olunca, dur kalk dur kalk midem haşat oldu. Taaa ki bileti alana kadar. Her neyse biletleride aldık, stada giricez giremiyoruz. Her tarafta karaborsacılar, önümüzü kesiyorlar, eski açık var yeni açık var. Yav aldım kardeşim git diyorum yenisi geliyor.
Sonunda içeri girdik, içeri girene kadarda 3 defa polis kontrolünden geçtik, 15 liralık şemsiye de gidiyordu nerdeyse de polis amca insaflı çıktı. Yanlız şu ana kadar aklıma takılan tek şey 1 tl’lik Tadım çekirdeğin üstünde fiyat yazmasına rağmen 2 hatta 3 tl’ye satılmasıydı. Bizim milletimiz bu kadar çakal, bu kadar paragöz işte.
İçeri girdik, merdivenlerden çıkıyoruz, insanlar bize bakıyor nasıl soktu bunlar şemsiyeyi ya diye yanımıza gelenler bile oldu. Bizde güldük geçiştirdik. Maç başladığı gibi küfürlerde hava da uçuşmaya başladı. Küfürlerden ilk nasibi Antalyaspor aldı tabiki. Sonra Necati, sonra Ömer. Ömer’e ettiğimiz küfürlerin haddi hesabı yoktu. Arda’ya o kadar bağırdım tünele giderken bir kere bakmaz mı insan?
Ha bu arada hakem maçı katletti resmen. Bizde yerimizde durur muyuz? Ana avrat sövdük hakemede. Bu UltrAslan grubuda çok meymenetsiz ya, kafalarına göre takılıyorlar biraz hoşgörülü olur grup dediğin. O kadar eski açık sarı desene diye bağırdık hep başka tezahürat hep başka tezahürat. Her şeye rağmen elenmemize bile rağmen ilk defa gittiğimiz için her şeye değdi. Bu arada sesim de kısıldı. Sınıfta dalga konusu olduk.
Geçen ay 150 TL gelmesinden sonra bu ay bir doğalgaz fatura beklentisi sarmıştı beni. Valla babam düşünmüyor ben düşünüyorum desem yeridir. Sabah okuldan çıkıp geldiğimde annem faturanın geldiğini söyledi. Bende meraklı bir dille kaç para ? gibi “Nacizane” laflarımdan birini kullandım.
” 200 lira gelmiş oğlum ” – ” Vay be! ” gibi bir konuşma geçti aramızda. Valla bu ay 300 liradan aşağı beklemiyordum ancak 200 lira gelmeside tabi iyi bir şey değil. Ancak başımızda böyle yöneticiler varken bu beklentinin her faturaya yansıması olası şeylerden bazısı.
Okullar ha başladı ha başlayacak derken, yine okulun bahçesine adım attık bugün. Bu arada hava birde sürpriz yaptı bize, kar yağdı. Sabah giderken aslında en başta ince ince dolu yağıyordu, ancak 10 dakika sonra lapa lapa kar yağmaya başladı. Hatta bir ara etkisini öyle bir artırdı ki yerler tutacak sandım. Ama tabi her zaman ki gibi hayal kırıklığı.
Her neyse, okula adım attık demiştim. Girdim sınıfa her şey aynı, yanlız özlemişim be arkadaşlarımı. İlk gün biraz gırgır şamata geçti, ders programı değişmiş tüm dersler ters tepti, ne ders yaptık ne de bir şey öylece oturduk.
Yarın dersler muhtemelen başlıyor, e başlasında artık nedense okulda gırgır, şamata pek sevmiyorum.
Hatırlarsanız 2 gün önce, pazartesi günü Pendik Lisesi için okulun kapalı olduğunu, kurul toplantısı olduğunu yazmıştım. Yarın kaçarı yok gerçekten 2. dönem başlıyor. İlk dönemin getirdiği gaz ile 2. dönem derslere asılmam gerektiğinin farkındayım, ki öyle de olacak. Babama 2. dönem her şeyi telafi edip teşekkür almak için yemin ettim ve bütün dönemi de bu hedefime ulaşmakla geçireceğim. Gerçekten ilk dönem benim için çok büyük şok olmuştu, evime hayatımda ilk defa bu kadar kötü karne götürmüştüm, gerçekten bu çok olayın kötü bir duygu olduğunu hatırlatmak isterim.
Siz siz olun dersinizi çalışın evinize güzel karne getirin, karne için değil ya önümüzdeki sene ÖSS var bari ÖSS’ye saygımız olsun.
Arkadaşım bir insan bu kadar mı gamsız olur? Yav adamın teki musallat olmuş başıma dün gece saat 11′den beri bir siteye saldırır mı? Lan saldırdın hadi ne oldu gerizekalı onu söyle? Sen uğraşıyorsun sadece boşuna zaman kaybı o kafanı yorma bence sen bu işlere git evinde kırık derslerini toparla emi yavrum.
Lan sinir bırakmadın bende anasını satayım, bir daha saldırmanı 4 gözle bekliyorum, bakalım sonucunda ne olacak hep birlikte görücez.
İşte bugün 8 şubat günü gene monoton bir hayata giriş yapmış durumdayım. Okul başladı, ablam Sakarya’ya üniversite’ye ger haftanın ilk günü olan pazartesi günü saat 13.20 treniyle gitti. E tabi insan bir tuhaf oluyor dile kolay 3 haftadır o monoton hayattan uzaklaşmıştım. Şu an odamda tek başınayım annem içerde sanırım bulaşık yıkıyor, birazdan bulmaca çözmeye başlar, babam dükkan takılıyoruz. Şundan eminim ki bu durum en az 3.5 ay böyle gidecek.
Umarım ki en yakın zamanda alışırım, umarım adaptasyon süreci geçirmem.
Tek bildiğim şey bu hayat gene başladı, tabi halimize şükürler olsun bir yakınmamız yok ama monoton işte be abi.